• TRSM’de UEA başlanması, hastane yatış hızlarında %88,5 azalmayla ilişkili bulunmuştur
• Ayna-görüntü tasarımı sayesinde her hasta kendi kontrolü olarak değerlendirilmiştir
• İleri yaş ve önceki yatışlar, UEA başlanma süresini yordamaktadır
• Lise eğitimi, üniversite eğitimine kıyasla UEA’ya daha geç başlanmasıyla ilişkilidir
• Bulgular, UEA’nın son çare görülmemesini ve erken kullanılmasını desteklemektedir
Giriş ve Amaç: Uzun etkili enjektabl antipsikotikler (UEA), tedaviye uyumu artırma ve nüks ile hastane yatış hızlarını azaltma potansiyelleri nedeniyle psikotik bozuklukların tedavisinde giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Ancak orta gelirli ülkelerde toplum temelli hizmetlerden elde edilen gerçek dünya kanıtları hâlâ sınırlıdır. Bu çalışma; Türkiye’deki Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinde (TRSM) UEA kullanan hastaların sosyodemografik ve klinik özelliklerini tanımlamayı, UEA başlanmadan önceki ve sonraki dönemlerdeki hastane yatış hızlarındaki değişimi kişi-zaman uyarlamalı analizlerle değerlendirmeyi ve tanıdan UEA başlanmasına kadar geçen süreyi etkileyen etmenleri belirlemeyi amaçlamaktadır.Yöntem: Ayna-görüntü (öncesi-sonrası) tasarımı kullanan bu geriye dönük gözlemsel kohort çalışması, İstanbul’da dört TRSM’de yürütülmüştür. DSM-5 ölçütlerine göre şizofreni, şizoafektif bozukluk veya atipik psikoz tanısı almış 365 hasta tanımlayıcı analizlere dahil edilmiştir. Bu hastalar arasında geçerli bir UEA-öncesi aralık tanımlanabilen 315 hasta, ayna-görüntü hastane yatış analizlerine dahil edilmiştir. Tanıdan UEA başlanmasına kadar geçen sürenin belirleyicileri, 1.000 örneklemli bootstrap güven aralıklarıyla desteklenmiş bir Genel Doğrusal Model (GLM) kullanılarak incelenmiştir.
Bulgular: Ayna-görüntü analizi için toplam 315 hasta uygun bulunmuştur. UEA başlanmasını takiben medyan hastane yatış hızları kişi-yılı başına 0,273’ten 0,000’e gerilemiştir. Kişi-zamana göre düzeltilmiş kohort düzeyindeki hızlar kişi-yılı başına 0,335’ten 0,039’a düşmüş olup, bu durum %88,5’lik göreceli bir azalmaya karşılık gelmektedir (hız oranı: 0,115). Bu azalma istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş (Z=-13,664; p <0,001) ve büyük bir etki büyüklüğüne (r ≈ 0,83) sahiptir. GLM analizinde, ileri yaş, daha fazla sayıda önceki hastane yatış sayısı ve lise eğitim düzeyi, UEA başlanmasında anlamlı ölçüde daha uzun gecikmelerle ilişkili bulunmuştur. UEA formülasyonları arasında risperidon, haloperidole kıyasla anlamlı ölçüde daha geç başlanmıştır (B=7,680; p=0,036). Model, UEA başlama zamanlamasındaki varyansın önemli bir bölümünü açıklamıştır (R²=0,521).
Sonuç: Bu bulgular, gerçek dünya toplum ortamlarında UEA başlanmasını takiben hastane yatış yükünde belirgin bir azalmaya işaret etmektedir. Sonuçlar, UEA’ların tedavinin daha geç evrelerine saklanması eğiliminin yeniden gözden geçirilmesini desteklemekte ve toplum temelli bakım içinde daha erken kullanımının daha fazla dikkate alınmayı hak edebileceğini düşündürmektedir. UEA’ların yapılandırılmış TRSM çerçeveleri içine entegre edilmesi, bakım sürekliliğini destekleyen tamamlayıcı bir etki yaratabilir ve uzun vadeli sonuçlara katkıda bulunabilir.
Anahtar Sözcükler: Toplum ruh sağlığı hizmetleri; hastane yatışı; uzun etkili