Michel Foucault Yaşasaydı ya da Herculine Barbin İstanbul’da

Fatih ARTVİNLİ
2021 Aralık - 58 (4)
DOI: 10.29399/npa.27204


 

Türkçe Özet


Ünlü düşünür Michel Foucault, 1976 yılında, Fransız Sağlık Bakanlığı
arşivlerinde araştırma yaparken, ondokuzuncu yüzyılın önemli adli
tıp uzmanlarından Auguste Ambroise Tardieu tarafından yayımlanan
bir esere rastlar. Tardieu’nun 1872 yılında Question médico-légale de
l’identité başlığıyla yayımlanan eserinde, cinsiyet tayininde adli tıbbın
rolüne dair görüşler yer almaktadır. Herculine Barbin isimli bir interseks
bireyin (o dönemki adlandırma ile ‘hermafrodit’) anılarından parçalar da
içeren bu eserin 1874 yılında yapılan ikinci baskısında Barbin’in elyazması
hatıralarının tam metni yer almaktadır. Foucault, Tardieu’nün söz konusu
kitabıyla birlikte Herculine’in hatıralarını keşfeder; ardından Herculine
hakkında yazılmış tıbbi raporlar, basında yer almış bazı haberler ve resmi
evrakı içeren derlemeyi 1978 yılında Herculine Barbin, dite Alexina B. adıyla
yayımlar. İki yıl sonra kitap Foucault’nun önsözüyle birlikte İngilizce’ye
çevrilir ve Herculine’in yaşamı daha geniş bir okur kitlesine ulaşır. Bugün
Herculine Barbin ismi, queer çalışmaları ve toplumsal cinsiyet araştırmaları
başta olmak üzere farklı alanlarda yazılmış yüzlerce kitap ve makalede
geçmektedir. Foucault’nun derlediği Herculine Barbin’in hatıralarını
içeren ve pek çok tartışmaya yol açan bu kitap, 41 yıl sonra, geçtiğimiz yıl
Türkçe’ye çevrilerek yayımlandı. Kitabın Türkçe baskısı başka bir açıdan
da büyük önem taşımaktadır çünkü bu kitapta bir başka unutulmuş ismin
keşfi yer almaktadır: Dr. İbrahim Şevki. Bir Osmanlı hekimi olan İbrahim
Şevki, Herculine Barbin’in anılarını Foucault’dan yaklaşık yüzyıl önce
keşfetmiş ve 1885 yılında Tardieu’nun eserini, dolayısıyla Herculine’nin
anılarını Türkçe’ye çevirerek yayımlamıştır. Bu yazının amacı, yaklaşık
150 yıllık bir hikâyeyi barındıran Herculine Barbin Nam-ı diğer Alexina
B. kitabını, tarihsel bağlamıyla birlikte değerlendirmek ve tarihçi Ebru
Aykut’un ilk defa günışığına çıkardığı Dr. İbrahim Şevki’yi nöropsikiyatri
camiasına tanıtmaktır.