Nöromiyelitis Optika’da Kognitif Bozukluk

Ahmet YABALAK , Burcu ALTUNRENDE , Gülşen AKMAN DEMİR
2021 Eylül - 58 (3)
DOI: 10.29399/npa.24928


 

Türkçe Özet


Amaç: Nöromiyelitis optika (NMO) hastalarında kognisyonu
değerlendirmek üzere yapılan az sayıda çalışma mevcuttur. Bu nedenle
NMO tanısı olan Türk hastalarda kognitif fonksiyon bozukluğunun
(KFB) sıklığı ve bununla ilişkili olabilecek etkenlerin değerlendirilmesi
amaçlanmıştır.
Yöntem: NMO tanısıyla izlenmekte olan 22 olgu retrospektif olarak
değerlendirilmiştir. Hastalara Kısa Tekrarlanabilir Test Bataryası (BRB-N),
Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve Addenbrooke Kognitif Değerlendirme
(ACE-R) testleri uygulanmış; KFB olan ve olmayan gruplar yaş, cinsiyet,
eğitim düzeyi, NMO Ig G sonucu, EDSS skoru, kraniyal MRG’de lezyon
olup olmamasına göre karşılaştırılmıştır. Hastaların demografik, klinik
ve radyolojik verilerinin depresyonla ilişkisi değerlendirilmiştir. ACE-R
testinin skorları incelenerek NMO hastalarında ACE-R testinin KFB
saptamada duyarlılığı ve özgüllüğü değerlendirilmiştir.
Bulgular: Olguların ortalama yaşı 42,8±10,9 yıldır. Hastaların %45,5’inde
(n=10) KFB; %50’sinde ise (n=11) depresyon saptanmıştır. KFB olan
olgularda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yaşın daha yüksek olduğu,
eğitim düzeyinin daha düşük olduğu, EDSS ve BDE skorlarının daha
yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Hastalarda en sık etkilenen kognitif
alanın; bellek kusuru, dikkat ve yürütücü işlevlerde bozulma olduğu
izlenmiştir. ACE-R testinin NMO hastalarında duyarlılığı ve özgüllüğü
değerlendirildiğinde ACE-R testinin tanı değerinin istatistiksel olarak
iyi seviyesinde olduğu; 82,5 kesme değerinde, %88 duyarlılık ve %75
özgüllük ile KFB saptayabileceği bulunmuştur.
Sonuç: Çalışmamızda BRB-N ve BDE testleri ile kognitif bozukluk ve
depresyon NMO hastalarının yaklaşık yarısında saptanmıştır. ACE-R
testinin de klinik pratikte NMO’da KFB tanısında kullanılabileceği
kanısına varılmıştır. NMO’da KFB ve depresyon sıklıkla eşlik eden tablolar
olması nedeni ile hastaların bu yönden mutlaka değerlendirilmesi ve
tedavilerinin düzenlenmesi, hastaların yaşam kalitesinin yükseltilmesi
açısından büyük önem arz etmektedir.